31 Ekim 2012 Çarşamba

beautiful feeling

i met him 5 years ago
he was kind, intellectual and madly driven
his story, his situation hit me
i despised him,
i hated and feared everything that he represented
but there was something about him that i craved for
talking to him felt like overdoing junk food or cigarettes or both
i thought about him, i wrote about him,
and i fooled him and tricked him for pleasure
i lied to him over and over just for the fun of it
people get terrible for no reason sometimes
i fell for him now i somehow miss him
if i ever see him again i think of letting him buy me a cup cappucino finally
and maybe let him put his head on my lap later on
and pat him with compassion and feel sorry for him
because he is torn between wanting to be the right guy and following his desires
and because he lived his life like it wasn't his own
and as if he would have a second one to do things right
and that there is not much he can do now to make up for the lost time
maybe i would comfort him somehow by saying all we have is here and now
i would tell him,
we are under the sun and we are in good health
so not all is bad

17 Ekim 2012 Çarşamba

dia de enero


"yeni bir şeyler yapmıyorum bari dil öğreneyim" maceram oldukça güdük bir sonuca ulaştı. t.a.d.'ın ispanyolca kursunu bulduğumda aslında ne kadar da sevinmiştim... yeri yakın, saatleri uygun. sonra düşündüm ve fark ettim ki bu kurs iş çıkışında, haftada iki gün, 3'er saatten, yerleri mozaik, hocası türk bir dil sınıfı. ama bu tablo seni yeterince sıkamadıysa bir de dil kitaplarının o hiç değişmez haydi alışverişe gidelim!, arkadaşımıza tatilden mektup yazalım!, bir apartman dairesi arayalım! gibi okuya okuya ikrah ettiğin konularının günün yorgunluğu üzerine sanki dünyanın en enteresan konuları gibi sana sunulmasını hayal et. işin heyecanı geçti yavaş yavaş. bu önyargılar bir kenara dursun, benim için asıl fantastik olanı sınıftaki insanları sevmeyeceğim konusunda çok emin olmam. bu kadarı beni bile şaşırttı.

this winter,
he takes prejudice
to a whole new level!

dil öğrenmekten çok sınıftaki insanların ne kadar sıkıcı olabileceğine konsantre olmuş durumdayım. sınıfta bulunacağından emin olduğum karakter espri anlayışı olmamasına rağmen komik olmaya çalışan bir bakanlık çalışanı. bir adet doktora yaparken kayışı koparmış, dinlenmek yerine yeni dil öğrenmeye karar vermiş akademik ankara kadını var sonra. yirmili yaşlarına yeni kavuşmuş, o heyecanla sakal bırakmış bir özel üniversite öğrencisi bir ya da iki adet. gael garcia bernal'e aşık olduğu için iki kur ispanyolca öğrenmenin eğlenceli olduğuna karar vermiş bir üniversiteli kızımız da geldi mi, işte al sana haftada 6 saatten insan manzaraları. hoşuna gitti mi?

aslında bu kadar sosyal engelli değilimdir. sadece içimden gelmiyor... ne ispanyolca sınıfındaki yeni insanlar, ne yeni oda arkadaşım, ne de spor salonunda kaslarından muhabbet açabilmek için göz teması arayan adamlar... aslında biliyorum: iletişim kurabildiğimiz ölçüde gelişiriz. ama bu steril cümlenin heyecanı ile içimde o sosyal kamp ateşini henüz yakamadım. bu yüzden dil öğrenme girişimim bir ispanyolca vazgeçilmezi inci kut'lu dakikalar ile kaldığı yerden devam edecek...

not: bu yazı 2011 eylül ayında yazıldı. muhteviyatındaki sosyal özürlerden utanarak onu rafa kaldırmış, kursa gitmekten de vazgeçmiştim. aradan bir yıl geçti, ben kursa başladım. sınıfın bir koridor genişliğinde olması bir yana, sınıftakilerin okul öncesi eğitim modunda gevrekliği gerçekten görülmeye değer. tahminlerimde çok yanılmamışım, hatta bakanlık çalışanını tas tamam tariflemişim. ama öğreniyorum ulan, sınıftakileri de hizaya getirmek üzereyim. hem geçen bakanlık çalışanı bir şey söyledi, iki güldük falan... o kadar da kötü değil yani.


insanlardan hem azameti hem de rezaleti aynı şiddetle beklediği için yıllardır istikrarla arızaya bağlayan bir gencin tarihi geçmiş sosyal sorunlarına ortak oldunuz. 
onur şimdi insanlardan beklentilerini normal seviyelere çekmeyi öğreniyor. 
diğer canlılara karşı sorumluluk duygusunu olgunlaştırmak ve süreklileştirmek için bitki bakımı ve çalan telefonları açma konularında kendini eğitiyor.
ispanyolcada geçmiş zamanlı cümleler kurmaya başladı. 
hala ankarada yaşıyor.