23 Şubat 2012 Perşembe

nantes

aklım bir hikayeye takılıp kaldı. bir türlü sonunu getiremiyorum. mutfak kapısının önüyle evin kapısının arasındaki iki adımlık mesafede sıkışıp kaldım. oradan kurtulmak için sürekli uçak bileti, otobüs bileti ve günün fırsatı herşey dahil otellere bakıyorum. herşey dahil oteller benim bu aralar en son gitmem gereken yerler. tüketimin, ekstra kalorinin ve kişisel hedeflerden uzaklaşmanın tapınağı gibiler çünkü. tam da bugün oldukça havalıyım, geçen yıl ve ondan üç yıl önce aldığım iki takım elbisenin pantolonunu daraltmaya götürüyorum akşam, yoldan çıkmamam gerek. dünya üzerinde kapladığım hacim azaldıkça, kendime olan inancımın hacmi daha da artıyor çünkü. ama buz içinde yaşamaktan o kadar yoruldum ki, dokuz on saat -neyse- otobüste çalkalanıp lara'nın kumlarında mevsimleri şaşırmak istiyorum. bir kurtulsam şu iki adımlık mesafeden...

2 Şubat 2012 Perşembe

stop trying

mezarlık ziyareti yaptım. geçmişi andım biraz. bazen iyi geliyor.

benim çok önemli şeyler yapmam lazım. çok muhteşem kararlar vermem, çok harika seçimler yapmam lazım.

sadece nereden başlayacağımı bilmiyorum.