14 Eylül 2011 Çarşamba

wednesday



 garip bir tesadüftü.


bazen hayatımda tesadüflerin düşündüğümden daha az olduğuna inanıyorum. hatta bazen inanılmaz batılım; akıl mantık almayacak şeylere inanıyorum. rüyalarımın olacakları haber verdiğine inanmışımdır çocukluğumdan beri mesela. öyle yalandan değil, ciddi ciddi inanırım.

bu yüzden garip bir tesadüf değildi belki, çarpıcı ve beklenen bir durumdu onu hep göreceğimi düşündüğüm yerde görmek. ama onun beni görmemesi, ya da görse bile tanıyamaması gerçekten hikayenin sürprizli bölümüydü. anlamını çözemedim bu durumun, üzüldüm aklında kalmadığım için.

sonra bunu bir işaret olarak gördüm. sevindim aklında kalmadığım için. kahve almaya gittiğim yerden kocaman bir rulo sünger almış gibiydim. geçmişin arada soğuk estiren bütün pencerelerine sünger çekebilirdim.

o bile beni hatırlamıyordu. çünkü hatırlayacak hiçbir şey yoktu.

ben onun için hiçkimseydim!

bazen hiçkimse olmak insanın alabileceği en büyük hediyedir.