27 Nisan 2011 Çarşamba

20 years of snow


Çöreklenmiş alnımın tam ortasına bilmem ne zaman. Bazen hala, kıyameti koparıyor kendini göstermek için. Önüne ne çıkarsa yutup, hırpalayıp sonra tükürmek istiyor.

Pek çok şeyi ben alnımda hissederim. Uyku mesela, alnımın tam ortasında kristalleşir, şeffaf. Ağrı alnımın iki yanında yeşil birer kuyuya dönüşür. Huzur alnımda beliren beyaz bir ufuk çizgisidir. 

Kıskançlık, alnımın ortasında bir hortum: rengi mora çalıyor. Nadir de olsa hissediyorum onu. Hızını alıp herşeyi yıkmak istiyor.

"Henüz" yapmadığım şeylerin hesabını soruyor.

Ben onunla yaşamayı öğrendim. Üstüne gitmiyorum. O dönmeye başladığında düşünmüyorum, sormuyorum, tartmıyorum. Anladım çünkü, o sadece cevabını çok iyi bildiği soruları soruyor. Bu yüzden tok sesi.

Beslenmeyen hortumlar çabuk kayboluyor.

Sonra etraf sütliman.

Hiç yorum yok: