bu till that mornin
there's a'nothing can harm you
bazen yazarsın ama kelimeler aklındaki kadar güzel görünmez bir araya geldiğinde. aslında tam da hayal meyal melodisini anımsamayı becerdiğin bir yaz şarkısı gibidir yazmadan önce. bazen yataktan hiç ummadığın kadar yorgun kalkarsın. bazen sevdiğin bir arkadaşınla buluşursun ama hayal ettiğin kadar hararetli olmaz muhabbet. bazen özleyip bir sigara yakarsın, hatırladığın kadar gönül telini titremediğini hissedersin gri dumanların. bazen eski bir fotoğrafı bulur çıkartırsın bir kutunun içinden, çerçeveleyip duvarına asmak için. ama bir bakarsın ki o fotoğraftaki çocuk artık sen değilsin. yüzündeki pırıltıya imrenerek bakarsın önce, sonra gözlerindeki gölgeleri görürsün ve o günün anısı yakar genzini.
bazen gerçekler ile aklındaki imgeler çelişir. 'canım sağ olsun' dersin. eskiden yaptığın gibi yarının getireceklerine inanmaya devam edersin. eskisinden farklı ama bu sefer, aldığın her soluk için de teşekkür edersin. düşündükçe ne kadar şanslı ve ayrıcalıklı olduğunu, her şey için teşekkür etmek gelir içinden. sırf teşekkür edebilmek için bile inanmaya değer dersin kendine.
eski kelimelerinin bazılarını yeniden sahiplenirsin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder